|
|
|
Çiftlerin Psikolojik Hazırlıkları |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
26 |
Çiftlerin Psikolojik Hazırlıkları
Hazırlık denince her şeyden önce ilk akla gelen maddi hazırlıklardır. Gelin ve damat tarafının aileleri yeni bir ev kurma telaşı içerisine girdiklerinden dolayı yeni çiftlerin nasıl bir psikoloji içerisine girdiklerini düşünemezler. Öyle aileler vardır ki masraflardan kaçmak için bazen geline veya damada baskı yaparak alınan eşyaları karşı tarafa yıkma derdine düşmelerdir. Durum böyle olunca da gelin-damat duygusal anlamda birbirlerine bağlı olmalarına rağmen maddi anlamda çöküntü yaşamaya başlarlar. Hangi taraf baskın çıkarsa, ezik olan taraf "Acaba bu evlilik maddi yönden mi istendi?!" düşüncesi ön plana çıkmaya başlar.
Ailelerin "Kızım-oğlum evlilik aşamasından ne yaptırırsan o kalır, çektirmezsen sonra pişman olursun" düşüncesiyle yaptıkları bu hareketin devamı olarak, "Her ne yaparsan yap bizden bilmesin" hareketiyle son bulunur. Kız ve erkek artık içine kapanmaya başlamış ve psikolojik olarak karşılıklı savunma stratejisi durumuna gelmiştir. Genç çiftler bunun farkında bile olamazlar.
Böyle bir ortama girildiği takdirde, çiftler birbirlerini tanımak için çaba sarf etseler de artık başarılı olamazlar. Yapılan her hareket batmaya başlamıştır. Bu nedenledir ki aileler düğün hazırlıkları sırasında yeni çiftlere olabildiğince olayları tek taraflı olarak yansıtmamaya özen göstermelidir. Evlilik genelde iki aşamadan meydana gelir. Bunlardan birincisi aşık olarak, yani severek. İkincisi ise görücü usulü veya tanıştırılarak yapılan evlilik çeşididir. Toplumda ve yakın çevremizde görüyoruz, birbirlerine aşık olmuş, deliler gibi seven bir çift... Sözlendiler, nişanlandılar evliliklerine kısa bir zaman kalmış ve bir de bakıyorsunuz ki yüzükler atılmış herkes ayrılmış. Ne oldu, "Kız erkeği istememiş" veya "Erkek kızda kusurlar görmüş", "Erkek başkasını sevmiş, kız başkasına aşık olmuş" gibi sorular ve dedikodularla ayrılmışlar. Hemen kendi kendimize soruyoruz, "Yahu bu kız ve erkek birbirlerini deliler gibi seviyorlardı. Sözlendiler ve sevgileri bir kat daha artıyordu. Dışarıya da öyle yansıyordu, sonra da nişan yaptılar. Mutluydular..
Kesin birinden birinde kusur vardır?.." gibi sorularla yoğrulup gidiyor. Böyle bir durum kimisine göre, "Kısmet değilmiş", kimisine göre de "Böylesi daha iyi oldu" diyerek ortama daha yumuşak bir hava katmaya çalışırız. Böyle bir durum, Kız ve erkek ailesini olumsuz etkilediği gibi böyle bir karar ilk başta çiftlerde rahatlık verirken diğer taraftan da çöküntü yaşatmıştır. Peki neydi böyle ayrılık durumuna gelen unsur... Madem sevmeyeceklerdi, sorumluluk üstlenmeyeceklerdi neden bu kararı aldılar?... İşte sorunun cevabı:
Söz yapan çiftler ilk başta sadece duygularıyla hareket ediyorlardı. Daha sonra beraber oldukları dönem boyunca, artık kendilerini ve karşılarındakini tanımaya başlamışlardır. İnsan yapısı her tanıdığı insana karşı her zaman farklı tepki vermektedir. Bir insanın çevresi ne kadar geniş olursa vizyonu ve görüşü de o kadar geniş olur. (Tabii bilerek yaşayan insanlar için geçerlidir.) Çiftler birbirlerini tanıdıklarında, kendilerine, yaşam tarzına ve kriterlerin uyuşmadığını görmektedir. Durum böyle olunca da kişiler birbirlerini değiştirmeye çalışmaktadır.
Başaramadıklarında da beraberliklerinin kendileri için bir işkence olduğunu söyleyerek ayrılığa gitmektedirler. Görücü veya tanıştırma usulüyle evlilik yapan çiftlerin ayrılıkları da benzer sebeplere dayanmaktadır. Aracı olanlar, genelde evlenecek kişileri olduğundan farklı göstererek tanıştırmışlardır. Evlenecek olan kişi de karşı tarafa nasıl tanıtıldıysa öyle davranmak için elinden geleni yapar.
Taa ki evlenene kadar. Böyle bir durumda, çiftler söz ve nişan evlerinde birbirlerini tanımaya çalışırlar.. Böyle bir durumda da bu çiftler beklentilerinden farklı bir kişiyle birlikte olduğunu görünce, önce onu istediği yöne doğru çekmeye çalışır. Baktı ki olmuyor o zaman çiftlerden biri ipi koparıp ayrılmaya karar veriyorlar. Her iki evlilikte ilişkileri koparmaya ortak yönler şöyle;
- Nişanlanan çift düğün hazırlıklarına başladığında ailelerin karışması ve masrafların tek tarafa yüklenmesi sağlaması
- Nişanlı çiftler arasındaki hiyeraşinin tam olarak sağlanamaması. (özgür takılırım, kimse karışamaz düşüncesi)
- Ailelerin çiftlerin birbirlerini tanımasına fırsat vermemesi
-Çiftlerin karşılıklı olarak dürüst olmaması
- Yapılan hatalarda suçlayıcı ve birbirlerine karşı küçük düşürücü davranışların sergilenmesi
- Olduğundan farklı tanıtma ve bazı gerçeklerin çıkmasıyla birlikte güvenin sarsılması
- Karşısındakine sürekli yalanlar söylenmesi
- Nişanlısını arkadaşlarına tercih etmesi
- Ortak konularda birbirlerine yardımcı olamaması
- Nişanlı olan çift, çevresinin etkisi altında fazla kalması ve kendi kendilerine yön verememeleri
- Nişanlı çiftlerin aldatması
- Nişanlı çiftlerden birinin en ufak sorunları büyüterek kırılma noktasına getirmesi
- Nişanlı çiftlerden birinin aşırı derecede kibirli olması
- Nişan çiftlerin birbirlerine karşı maddi konuları konuşarak ön plana çıkartması
Buna benzer bir çok sorunları sıralayabiliriz. Çiftler bu sorunları nişan evrelerinde aşamadıkları zaman ayrılmaya gitmek zorunda kalıyorlar. Eğer birbirlerine gereğinden fazla katlanabiliyorlarsa sürdürmeleri gerekmektedir. Şayet katlanamıyorlarsa ayrılmaları doğrudur. Öyle aileler var ki çocukları olduğu zaman ayrılmak zorunda kalıyorlar. Kısacası nişan evresinde bir çok gerginlikler yaşanabilir, bu yaşanan gerginlikler her evlilik hazırlığında olan insanlarda yaşanmaktadır. Gerginlik yaşanmayan çiftlerin sayısı ise çok nadirdir Önemli olan insanların birbirlerini sevmesi ve sevdikten sonra ilişkilerini ebediyen sürdürmeleridir.
Nişanlanıp daha sonrada ayrılan çok istisnai durumlarda vardır. Böyle bir durumu yaşayan insanlar genelde, ya 2'den fazla evlenen veya nişanlanan kişilerde olmuştur. Bunlar genelde cinsel arzu ve isteklerine yenik düşenlerdir. (istisnai olanlar hariç). Maddi durumları ortanın biraz üzerinde olan ve hayatlarını bu yönde sürdürmeye çalışırlar. Psikologlar bu tip vakalar için, "geçmişinde sorun yaşayan ve karşı cinsten sürekli intikam almaya çalışanlar grubuna girmektedir" şeklinde yorumlamaktadırlar. Diğer taraftan iki flört eden kişi, ailesine ve çevresine karşı daha rahat hareket edebilmek için kendi aralarında söz ve nişan yaparlar. Bu tür ilişkiler sadece flört amaçlı kullanılan ilişkilerdir. Bunlar toplumda yok denilecek kadar azdır.. Evlilik sorumluluk isteyen bir müessesedir. Şayet iki insan olarak birbirinizle anlaşabilecekseniz ve sorumluluklarını taşıyabilecekseniz evlenmeye karar verin. Aksi takdirde bekar veya iki ayrı insan olarakta yaşantınızı sürdürebilirsiniz. Eğer keskin çizgileri aşarsanız evliliğiniz güzel ve mutlu geçer.
|
Yorumlar |

|
|
|
|
| |
20 Adımda Balayı Hazırlığı

Evlilik Planlamasının Yapılması

Şaka gibi

Evlilik böyle olmalı =)

Nişan Töreni Konseptine Uygun Bir Nişan Elbisesi

|
Nişan Töreni Konseptine Uygun Bir Nişan Elbisesi

Gerekli Sağlık Kontrolleri ve Önlemleri

Duvak

Ev Dekorasyonunda Renk Seçimi

Gelin Ayakkabısı Seçerken

|
|