evlilik rehberi - düğün rehberi

Düğün ve Evlilik Rehberi

evlilik rehberi, nişan rehberi, düğün rehberi
 

 Ana Sayfa  GELIN  DAMAT  GELIN ARABASI  BALAYI  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 Balayı
 Damat
 Evlilik Danışmanı
 Evlilik İşlemleri
 Evlilik Öncesi Hazırlıklar
 Fotoraf Video Çekimleri
 Gelin
 Gelin Arabası
 Genel Konular
 Organizasyon
 Ulaşım
 Videolar
 Yüzükler
    İletişim
 

 

 

 

 Çiçekler Neden Sevginin Öncüsü?

Okunma

38

  Çiçekler Neden Sevginin Öncüsü?

  Çiçek ve kadın yaratılış itibariyle yaşamın en güzel varlıkları olarak nitelendirilir. Kadın ve çiçek neden bir bütün ve sevginin hasaslığı olarak nitelendirilir, kadınlar çiçeklere karşı neden duygu yüklüdür, neden çiçekler sevginin, aşkın ve mutluluğun iftiharı olarak belirtilir... Bu sorularla yıllarca karşılaşıldı, bazen cevap bulundu bazende tam olarak anlatılamadı. Doğaya bakarsanız sevgisini metayla anlatan tek yaratığın insan olduğunu göreceksiniz. Peki neden bir başka meta değilde "Çiçek" sevginin en güzel anlatım şekli olarak görülmüştür. Çiçekler doğanın en hassas ve en renkli canlısıdır. Dünyanın güzellikleri olarak nitelendirilen çiçekler, dini kitaplarda da öteki dünyada iyilerin, dürüstlerin, gerçeklerden uzaklaşmayanların, hakları koruyanların, sevgi, mutluluk arayanların güzel dünyasını "cennet" süsleyen canlıların başında yer almaktadır. Dünyamızdaki güzel varlıklar arasında yer alan çiçeklerin, renk çeşitliliği ile birlikte hasaslığı ve ömrünün kısa olmasından dolayı çabuk bulur ve çabuk kaybedersiniz.
   Güzellik ve koku üzerine araştırmalar yapan bilimadamları, çiçeğin her kadını etkilemediğini, sadece sevgi ve duygu yüklü kadınları etkilediğini ortaya çıkarttı. Yapılan bu araştırmada çiçeklerle kadınlar arasındaki ortak bağın sevgi olduğunu buldu. Çiçekler, doğanın canlanmasının ve yeni bir hayatın başlamasının ilk temeli olarak görülmüştür. Çiçek dendiğinde sadece, güller, papatyalar, menekşeler vs. olarak görülmemeli. Doğa ve bitkiler yeni bir hayata çoğunlukla çiçeklerle başlar. Bunlar, meyve veren ağaçlar ve diğer çiçek açan bitkiler, üremelerini ve yayılmalarını bu yollarla yaparlar. Böyle oluncada böcekler, arılar, sinekler vs. canlılar çiçeklerdeki bu polenleri diğer çiçeklere aşılayarak değişik ve farklı türdeki çiçeklerin oluşumunu da sağlamış olurlar. Çiçeklerin açmasıyla birlikte farklı ve güzel renklerin oluşması insana canlılık katmaktadır. Dikkat ederseniz, bahar ayında insan ve diğer canlılar bir anda kendilerinde değişimin ve yenilenmenin oluştuğunu fark ederler. Bazı bilim adamları bu değişimin, çiçeklerdeki pozitif enerjinin yayılmasıyla oluştuğunu da ileri sürerler. Bu değişim çiçeklerde kısa süreli olmaktadır. Nedeni ise doğadaki çiçeklerin bir anda azalmasından kaynaklandığı da ileri sürülmektedir. Bilimadamlarının çiçekler ve kadınlar üzerinde yaptığı araştırmalardaki bazı ilginç sonuçlar:

   -Bir odaya kapatılan 15 kadın ve 15 çeşit çiçek. Bu kadınlara ve çiçeklere hep kötü ve aşağılarcasına bakıldı. Lakin hiç bir şey konuşulmadı. Kadınların psikolojik dengelerinin bozulduğu, çiçeklerin ise hemen solduğu gözlendi.

   -Yine farklı bir odada aynı şekilde 15 kadın ve 15 çeşit çiçeğe konuşulmadı lakin sert davranışlarda bulunuldu. Çiçeklerin aynı şekilde solduğu ve açmadığı kadınların ise konuşmadığı fakat istenilenleri yaptığı görüldü. Bazı çiçeklerin ise tamamen solduğu görülürken kadınların ise hayattaki nefretlerini davranışlarıyla birlikte yüzlerine lans ettikleri görüldü.

   -Aynı kadınlar ve fakat aynı türden değişik çiçekler alındı. Bu kez çiçeklere sadece sevgiyle bakıldı. Kadınlara ilgi ve şefkat gösterildi. Onların dünyanın en harika olgusuymuş izlenimi veren bakışlarla yaklaşıldı. Çiçeklerin daha canlı renklerde açtığı ve bulundukları ortamı ise kendi kokularıyla donattıkları görülürken, kadınlarda ise davranışları daha sevecen ve duygusal oldukları görüldü.

   -Diğer odadaki çiçeklere ve kadınlara konuşulmadı ama bakış ve dokunma tarzı yumuşak davranışlarda bulunuldu. Sevecen tavırlar karşısında çiçeklere dokunulduğu zaman kokularında ve renklerinde canlılık gösterirlerken, kadınlarda kendilerini göstermeye çalışma ve sevgi yüklü duygusal davrandıklarıı yine ön plana çıktı.

   Yukarıdaki deneyler sırasında kadınlar ile çiçekler aynı odada bulunuyorlardı, lakin ilk zamanlar bir araya getirtilmedi. Daha sonra çiçeklerle kadınlar aynı odada ve ortak paylaşım içerisinde bulunuyorlardı. İhtiras ve nefret duyan kadınlar bulundukları kötü ortamda çiçeklere sadece yaşamaları için su verildiği gözlendi.

  Yaşadıkları ortamdan nefret dahi eden fakat sevmesini bilen kadınların çevrelerinden beklenen sevgiyi alamayınca kendi sevgilerini çiçeklere yansıttıkları görüldü. Kötü koşullarda yaşayan ve çiçeklerle zamanlarını geçiren kadınlarda ise gerginliği yüzde 65 oranında azaldığı görülürken diğerlerinde ise nefret ve mutsuzluğun daha da arttığı görüldü. Aynı durum da ise çiçekler, kendilerine aşağılayıcı bakan kişilere ise koku vermedikleri yer aldı.

   -Aşırı sevilen çiçeklerin bazen zamanından önce açtıkları da görüldü.

   -Araştırmalarda kadınların ve çiçeklerin bulundukları ortamdan çok etkilendikleri gözlendi.

   -Sevilen kadın ve çiçeklerin her zaman kendilerini daha canlı ve pozitif göstermeye çalıştıkları görüldü.

   -Kadınların koku ve renklere karşı hassas oldukları görüldü. Aynı şekilde çiçeklerin ve kadınların bakışlardan olumlu veya olumsuz hemen etkilendikleri yer aldı.

    -Çiçekler ve kadınların his duyularının yüksek olduğu görüldü. Yani kadınların 6'ıncı hissinin ortaya çıkması, çiçeklerin de kişinin verdiği olumlu veya olumsuz enerjisinden hızlı etkilenmesi gibi.

   -Gece hayatını seven kadınların gündüz kendilerini monoton hissetmeleri gibi, gece açan çiçeklerinde gündüz açmadıkları görüldü. Gündüz hayatını seven kadınlarında gece hayatına fazla ilgi duymadıkları yer alırken, gündüz açan çiçeklerin ise gece açmadıkları görüldü.

   -Sevgiyi ve doğayı seven kadınların suni ortamlarda yaşayamadıkları görüldü. Aynı şekilde bazı çiçeklerinde doğadan çıkartılıp suni bir ortamda yaşamaları sağlanmaya çalışılmış fakat bunların çoğunluğunun da hayata küstükleri yer almış.

   -İhtiras, para, şan, şöhret ve mevkiye düşkün olan kadınların ise çiçekleri fazla sevmedikleri lakin altın ve takıyı yani paha biçilemez hediyelerden hoşlandıkları görüldü. Yine aynı deneyde kadınların hoşlandıkları bir erkeği kendilerine eş olarak seçtikleri zaman, çiçeğin anlamının burada daha da büyük olduğu görüldüğü ifade edildi.

   -Çiçeklerin bazıları da bulundukları ortama hakim olabilmek ve büyük olmak için çaba harcadıkları, genlerini daha geniş alana yayabilmek için polenlerini çoğaltmaya çalıştıkları görülmüştür.

   Erkekler 50 yaşın üzerine geldiklerinde çiçekleri severler. Kadınlar sevdikleri varlıklara zarar vermekten kaçınırlar. Lakin erkekler bu konuda bazen keskin olurlar. Bu nedenledir ki çiçekcilerin çoğunluğu erkektir. Çiçekciler tabiata zarar vermekten kaçınırlar. Bunun nedeninin ise doğayı ve çiçekleri çok sevdiklerindenmiş.  Farklı kokular bazen insanların seks, aşk ve sevgi yoğunluğuna iter. Çiçek ve kadın yarıtılıştan bu günümüze kadar bir bütünlüğü simgeler. Çiçekler geçmişten bugünümüze kadar sadakati ve saf sevgiyi ifade eder.

  Yorumlar

 
Damat İçin Spor ve Diyet


Catering Seçimi


Sorunlu evlilikler kurtarılır


Gelinlik Kumaş Türleri


Düğün - Davet Organizasyon


Nişan Töreni Konseptine Uygun Bir Nişan Elbisesi


Gerekli Sağlık Kontrolleri ve Önlemleri


Duvak


Ev Dekorasyonunda Renk Seçimi


Gelin Ayakkabısı Seçerken



8 Online Ziyaretçi

MyDugun.net | Copyright © 2008 sauna web tasarım

EkleBunu Sosyal Paylasim Butonu