|
|
|
Erkekler Neden Yüzük Çıkartır? |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
66 |
Erkekler Neden Yüzük Çıkartır?
Bazen kadınların teşviği, bazen de erkeklerin aşırı isteğiyle evlilik gerçekleşir. Söz, nişan, nikah veya düğünde unutulmaz anlardan biri de yüzüklerin takılmasıdır. O an anne ve baba evlatlarının mutluluğunu ve bir yuva oluşturma heyecanını yaşarken, evliliğe adım atan çiftlerde yeni bir hayata yeni bir yaşama adım atmanın mutluluğunu içlerine çekiyor. Yüzük deyipte geçmeyin sakın. Yeni bir hayata başlamanın kelepçesi olarak görülmektedir.
İlk yüzük, kadının parmağına takılır. Bu yüzük "evlilik ışığı, sevginin göstergesi, birlikte olmanın ifadesi, yalancı mutluluğun adresi" olarakta nitelendirilir. Erkeğin, ilgi duyduğu kişiye sevgisini gösterdiği bir hediyedir. Beraberliklerini ileriye götürmenin işareti olarakta gösterilir. İşte bu an, seven kadın için hayatın bir anda durduğu andır. Aşk ve ebedi beraber olma arzusu ile yüzüğün parmağına geçmesi hayatın bir anda durması anlamına gelmiştir. Kadın için duygular farklılaşmıştır. "yalancı mutluluğun ifadesi" denmesi ise erkeğin kadının bu duygular içerisine gireceğini bilmesi ve isteklerini yerine getirmesi için harekete geçtikten sonra, "yüzüğü farklı amaçla hediye ettiğini söylemesi" durumunda ise söz yüzüğü olmaktan çıkmış sayılır. İşte o an da kadın için herşeyin bittiği ve kabus durumana geçtiği an olmuştur.
Biz yine iyi düşünelim ve yüzüğü evlilik başlangıcı olarak görelim, söz için ilk adım sayalım. Evlenecek olan kadın yuva kurma özlemi ve isteği duyguları kaplar. Erkeğine sahiplenme duygusu tamamen benliğini sarmaya başlamıştır. Bu andan itibaren evliliğin ilk basamağı olan "sözlenme" devreye girer. Sözlenme ailelerin veya kişilerin karşılıklı olarak görüşüp anlaşmasını sağlayan unsurlardandır. Aile büyükleri kızlarının veya oğullarının büyüdüğünü ve bir yuva kurmaya adım atmanın heyecanını yaşarlar. Yüzükler evlenecek olan kişilerin parmağına geçtiği an sanki o mekanda bulunanlara sihirli bir sopa değer ve herkes bir anda geçmişe doğru yol alır. Aile büyükleri kendilerinin evlendikleri dönemlerini hatırlarlar, çocuklarının büyüyüp yuva kuracaklarını, evlatlarının kendi ellerinden uçup gittiklerini düşünürler, bekarlar ise ne zaman evlenceklerini hayal etmeye başlarlar. Evlenecek olan çiftlerde yeni kuracakları yuvanın şekillendirilmesi için karşılıklı sevgi gösterisinde bulunurlar. İşte ilk an ve ilk mutluluk söz yüzükleriyle başlamıştır. Yüzükler insanların hayatlarını bir anda değiştirebilir. Bu mutluluk kısa sürer ve geçer. Bu aşk sarhoşluğu biraz kaybolur ve yüzükler takıldıktan sonra kişiler çok az da olsa birbirlerine karşı kendi kimliliklerini göstermeye başlarlar. Artık evlenecek olan çiftler aşklarını değil ileride beraber olmanın yani evliliğin ikinci adımını atmanın planlarını yaparlar. Nişan evresi geldiğinde ise yüzüklerin takılacağı anda bu kez aileler bazen hüzün, bazen de sevinç içerisinde bulunurlar. Kendi geçmişlerinden daha çok bu kez evlenecek olanların mutlu bir yuva kurması ve geleceğe emin adamlarla gitmesi temennisinde bulunurlar. Kız, anne ve babası ise evlatlarının yuvadan uçma hüzününü yaşarlar. Tüm dilekleri ise kendileriyle birlikte olmasını düşünürler. Nişan yüzüğü ise genç çiftlerin evlilik konusunda ciddi olarak atılan ilk adımdır. Bu adım emin olunan bir adım ibaresini alır. Söz'de ince yüzük takılır. Nişan da ise ince yüzüğün yanına nikah yüzüğünü alacak nişan yüzüğü takılır. Yüzükler, nişanlı çifti farklı havaya sokar.
Daha öncede belirttiğimiz gibi nişan ile nikah, yüzüklerin dansıdır. Yüzükler burada tekilliyet veya çift olmak gibi bir dans şeklidir. Nişan evresinde çiftler birbirlerini kabullendirme veya birbirlerine hakimiyet kurma gibi bir eğilime girerler. İşte bunun nedeni ise parmaktaki yüzüklerin etkisi olduğu da iddia edilir. Yüzüklerin etkisi kişilerin karakter yapısını etkilediği ileri sürülmektedir. Nikah veya düğün zamanı geldiğinde ise artık çiftler birbirlerine kavuşmanın mutluluğunu yaşarlar. Ailelerde ise mutluluk gözyaşları akıtırken, bazı kız tarafı ailelerinde ise kızlarından ayrıldıkları düşüncesine kapılarak kısa bir süre hüzün rüzgarı eser. Nikah zamanı gelmiş çatmıştır. Yüzüklerin mutlak anlamda dansı başlıyor. Öyle bir dans ki herkesi yine hayal alemine sokmaya yetecek kadar büyük bir dans...
Öyle büyük bir dans ki aileleri, çiftleri, bekarları, nikaha veya düğüne gelen tüm konukları kısa süreli de olsa ayrı ayrı hayallere daldırır. Hayallerde, hüzün, mutluluk, tebessüm içeren olaylar vardır. Evliliğindeki geçmiş yıllar veya evlenecekleri günlerin hayalleri. Yüzükler takıldıktan sonra gelin ile damat artık geleceğe yönelik adımlar atarlar. İşte bundan sonra olanlar olur. Ekonomik sıkıntı ve şiddetli geçimsizlik yaşanmadığı sürece kadın, nişan yüzüğünü ebediyete kadar taşır. Nişan yüzüğü nişandan sonra erkek ister sağ, ister sol elin parmağına takar. Kişilerin inançlarına göre, ya altın yüzük veya altın yüzük gümüş yüzükle değiştirilerek takılmaktadır. Erkekler kadınlara oranla duygularını çok çabuk belli eder. Lakin eşini iyi tanıyan kadın erkeğinin davranışından neler anlatmak istediğini görebilir. Dış etkenlere karşı çabuk etkilendiği için bunu ilk olarak yüzüğün parmaklardaki hareketinden anlaşılabilir. Erkek evliliğinin ilk 6 ile 12 ay arasında yüzüğünü çıkartmaz. Tabii kişiden kişiye bu süre değişebilir. Bundan sonraki dönemlerde ise erkek eşinden gerçek anlamda mutlu ise yüzüğünü hiç bir zaman parmağından çıkarmaz.
Örneğin; Magnetik alanlar içerisinde çalışan kişiler "elektrik, elektronik, mekanik vb" tıbbi işler yapanlar, "Cerrahi doktorlar, ilaç üreten firmalarda, radyoaktivite işleri gibi vb" ağır işler, "Demir doğrama, kablo üretimi, yüksek ısı meydana getiren vb" işler, inşaat ve temizlik işleri, "kanal çalışmaları, inşaatta çalışma, asitli, alışımlı, ve magnetik alanlar içerisindeki temizlik işleri vb" gibi sürekli yüzük tak-çıkar gibi sorunlarla karşılaşılmasından dolayı eşiyle karışılıklı anlaşarak yüzük takmama durumu yaşanılabilir.
Böyle durumlar ekonomik olduğundan problem teşkil etmez. Sevgileri yuvaları içinse o zaman yüzük parmakta değil eşinin kolyesinde sürekli olarak saklanmaktadır. Böylelikle kadın hem eşinin sevgisini hem de kendi sevgisiyle bütünleşir.
Erkeğin yüzük takmama durumuda kilo sorunlarından dolayıdır. İki tür erkek anatomisi bulunur. Bunlardan birincisi evlendikten sonra aşırı derecede kilo kaybetmesi veya aşırı derecede kilo alması. Kilo alan veya kaybeden kişi bulunduğu kilosunu korumak için spora başlar... Erkekler sporda vücutlarının gelişmesi için ağırlık sporlarına yönelirler. Bu nedenlerden dolayı nişan yüzükleri bazen problem teşkil ettiği için sürekli çıkartılır. İşte her iki durumda çift kiloya bağlı olarak meydana gelen sorun nedeniyle yeni yüzük alma yerine, nişan yüzüğünü kadının kolyesine takarak taşıma kararı alırlar. Erkeğin yüzük takıp takmaması yine eşler arasında karşılıklı konuşularak yapılan anlaşma sonucu ortaya çıkar.
Erkeğin bu nedenler dışında yüzük takmaması ise farklı anlamlar taşımaktadır. Bir erkek şayet karısından memnun olmadığı zaman veya nefsine yenik düşüp çapkınlık yapacağı sırada yüzüğünü çıkartır. Bu tip erkekler genelde dışarıda veya flört edeceği kişiyle buluşacağı durumlarda yüzüğünü parmağından çıkartır. Eşiyle birlikte olduğu süre içerisinde yüzüğü parmağındadır. Eşi olmadığı zaman yüzük parmaktan çıkar. Aynı şekilde kadınlarda çapkınlık yapacakları zaman parmağındaki yüzüğü çıkartarak kendilerinin bekar olduğunu göstermeye çalışırlar. Yüzüğün olması burada evli olduğunu ve aileyi güvence kilidi altında tutmasıdır. Bilindiği gibi yüzük bir kişinin, sözlü, nişanlı veya evli olduğunu gösterir. Böyle oluncada dışarıdaki üçüncü kişiler bu şahsın niteliğini anlamış olur.
|
Yorumlar |

|
|
|
|
| |
Balayına Çıkarken Yapılan Hazırlık

Renginize Göre İlişki Tarzınız

Evlilik Sorunları

En Güzel Güne, En Güzel Çağrı ''Davetiye''

Düğün - Davet Organizasyon

|
Nişan Töreni Konseptine Uygun Bir Nişan Elbisesi

Gerekli Sağlık Kontrolleri ve Önlemleri

Duvak

Ev Dekorasyonunda Renk Seçimi

Gelin Ayakkabısı Seçerken

|
|